Önce “STFA çalışanları son aylarda maaşlarını alamıyor” söylentileri yayılmaya başladı. Hemen arkasından da “STFA krize girdi” dedikoduları... Tüm bu söylentileri cevaplayan şirketin CEO’su İlker Keremoğlu rahat: “Krize borçsuz girdik. Grupta bir sıkıntı yok. Tam aksine yeniden yapılanmanın meyvelerini topluyoruz.”
Çiğdem Yücesoy Subaşı
TÜRKİYE’DE yurt dışına açılmanın hayalinin bile kurulmadığı dönemlerde, güven ve kalitenin simgesi olarak görülen ve pek çok uluslararası kontratın altına imza atabilen bir firmaydı STFA. İTÜ’den okul arkadaşı, iki kadim dost, iki İstanbul beyefendisi Sezai Türkeş ve Fevzi Akkaya tarafından kurulmuş, büyütülmüş, dünya çapında bir şirket haline getirilmişti. Onların ölümünün ardından bir türlü eski görkemli günlerine dönemedi. Önce ağır bir kriz yaşadı. Tam toparlandı derken, bu kez global kriz dünyaya hakim oldu.
Son olarak da iş çevrelerinde “STFA kötü durumda, maaşları bile ödeyemiyor” dedikoduları dolaşmaya başladı. Biz de gelişmeleri, konunun bir numaralı muhatabına, grubun CEO’su İlker Keremoğlu’na sorduk. Acaba maaşlar gerçekten ödenmiyor muydu? Tam toparlanıyor derken şirket yeniden mi irtifa kaybetmeye başlamıştı?
Grubun maaşları ödemekte sıkıntı yaşadığı söylentilerine CEO İlker Keremoğlu, lafı dolandırmadan “Sadece Libya operasyonumuzda maaş ödeme sıkıntımız var” yanıtını veriyor: “Çünkü Libya’nın ülke olarak kendi özelinde bir ödeme takvimi var. Bu takvim de geç işliyor, tahsilatlar da gecikiyor. Dolayısıyla bizim ödemelerimizde de sıkıntı doğuyor. Ayrıca sektörde birçok müteahhit kendilerine ödeme yapıldıkça çalışanların maaşını verir. Bu biraz da çalışanları işe bağlamak için yapılır. Yani işin doğasında vardır bu.”
STFA’nın 1972 yılında 200 milyon dolarlık Tripoli (Trablus) liman projesiyle adım attığı, aynı zamanda yurt dışında ilk ihale aldığı ülke olan Libya, şimdi grubun sorunlu pazarı. Yaşanan sorunlar üzerine grup, Libya’daki işlerini toparlayıp bir süre beklemede kalarak gelişmeleri izleme kararı almış. Keremoğlu’na göre grubun 16 bin olan çalışan sayısı içinde maaş sıkıntısı yaşayanlar, Libya operasyonunda çalışan 700-800 kişiden ibaret. “Sorunlu bir durum yok ortada” diye sözlerine devam ediyor Keremoğlu, ödeme konusunda grubun gücünü kullanmaktan yana değil: “Biz her şirketin kendi içinde, kendi kaynaklarıyla dönmesini istiyoruz. Libya operasyonumuz için de geçerli bu. Sonuçta bir grubun kardeş şirketlerinde ödemeler farklı olabilir.”
KRİZE BORÇSUZ GİRDİK
Peki STFA krizden ne ölçüde etkilendi? Keremoğlu, “Elbette global kriz bizi de etkiledi. Ancak bizim sürekli dönen ciddi bir ciromuz var ve buna karşılık banka borcumuz yok. Dolayısıyla STFA bu krize en iyi şartlarda giren şirketlerden biri” diyor. Bu noktaya zamanında alınan radikal kararlar sayesinde gelindiğini sözlerine ekliyor.
Grubun krize girmesi 1998 yılında Sezai Türkeş’in vefatı ve Fevzi Akkaya’nın da çalışmak için fazla yaşlandığını söyleyerek işten ayrılmasıyla başlıyor. Şirket üst üste yaşanan krizlerle borç batağına saplanıyor ve çöküş başlıyor. İş profesyonellere devredilse de beklenen olumlu sonuçlar bir türlü gelmiyor.
Devamı CNBC-e Business’ın Temmuz sayısında...
|