90’lı yılların ünlü deri üreticisi Gön Deri, 1996’da girdiği finansal kriz sonrasında müşterilerini, fabrikasını, makinelerini kaybetmişti. Şirketin kurucusu Engin Altaş, yaptığı hatalardan ders aldı, her şeye sıfırdan başladı. Ve ünlü bir yabancı perakende zinciriyle el sıkıştı...
Meryem Tek
ENGİN Altaş pek çok önemli iş yaptı. Pek çok da büyük hata... Bugün hatalarını tüm samimiyetiyle itiraf ediyor. Şirketini biraz da istemeye istemeye büyüttüğünü, krize hazırlıksız yakalandığını... Ama bütün yaşadıklarının bir başarısızlık öyküsü olarak kalmasını istememiş. Azimle, sıfırdan, yeniden başlamış. Bıçağını tekrar çıkararak yeniden deri kesmeye, dikmeye girişmiş. Elinde kalan tek değerli şeye, Gön Deri markasına güvenerek işlerini yeniden toparlamaya başlamış.
Türkiye ekonomisinin dışa açıldığı 80’li yıllar, pek çok iş adamı için fırsatlarla doluydu. Başta hazır giyim ve tekstil olmak üzere birçok sektörden yeni girişimciler ortaya çıkıyor, kısa süre içinde de hatırı sayılır büyüklüklere ulaşıyorlardı. Kısacası ihracat, hem yeni girişimcilerin, hem de ekonominin motoruydu.
Dönemin genç girişimcilerinden Gön Deri’nin sahibi Engin Altaş da kendini biraz da istemeyerek bu rüzgarın içinde buldu. İstemeyerek diyoruz çünkü deri işi, onun için ağırlıklı olarak hobiydi. İşini büyütmeyi düşünmüyor, geleceğe ilişkin planlar yapmayı sevmiyordu. İşini “küçük olsun sağlam olsun” felsefesiyle yapıyordu.
GÜMÜŞLÜK’TE
BAŞLAYAN MACERA
Altaş’ın business öyküsü, öğrencilik yıllarına kadar gidiyor. Henüz genç bir üniversite öğrencisiyken, kendini Bodrum Gümüşlük’te bulmuş, burada deriden yapılan ürünlere merak sarmış. Bodrum’un meşhur sandalet ustası Ali Güven’le birlikte çalışmış, başta sandalet olmak üzere çeşitli deri ürünler yapmış. Bir süre sonra İstanbul’a dönünce de küçük işletmelere ürün yapıp satmaya başlamış.
Hayatın rutin akışı, iş yaptığı küçük şirketlerden birinin işini bırakmasıyla değişivermiş. Engin Altaş’ı kendi deyimiyle “şeytan dürtmüş”, anlık bir kararla şirketi devralmış. Ve bu devirle yıllardır hobi olarak gördüğü iş, asıl işi haline gelmiş.
Altaş işine sarıldıkça, şirket kartopu gibi büyümüş. Fabrika kurulmuş, dünyanın moda devleri, Ralph Lauren, Donna Karan, Coach, Timberland, Engin Altaş’ın müşterisi olmuşlar. Gön Deri, 15 bin metrekare kapalı alanı olan dev bir fabrikada, günde 35 bin adetlik üretim yapar hale gelmiş.
Bu kadar hızlı ve hesapsız büyüme, pek çok sorunu da beraberinde getirmiş. 1996 Asya krizi ise tuz biber olmuş. Şirket düştüğü finansal açmazdan kurtulamamış. Engin Altaş müşterilerini, fabrikasını, makinelerini, çalışanlarını kaybetmiş. Ünlü markalar da sözleşmelerini birer birer feshetmişler. O günleri anlatırken, “Elimde sadece Gön markası kalmıştı” diyor Altaş. Krizlerle geçen 10 yıl boyunca Gön markasını tekrar hayata döndürmek için çabalamış, durmuş. Ve bu markayla yıllar sonra iş alemine geri dönüş yapmayı başarmış.
BELÇİKALILARLA
YAPILAN ANLAŞMA
Altaş, şirketini yeniden yüzdürmeye başlamasıyla ilgili olarak, “Bu şimdilik sadece naif bir hareket” diyor. Sevmediği o uzun vadeli programlardan, stratejik planlardan yapmamış. Nereye gideceğini, nasıl adımlar atacağını kararlaştırmak için antrenmanlara başlamış bir nevi. Sadece yeni bir atölye yapmış kendisine. Siparişler de kötü gitmiyor.
Devamı CNBC-e Business’ın Kasım sayısında...
|