Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   

Krizde büyüyen şirketler

 

BERAT ALBAYRAK'LA ILK RÖPORTAJ

2009 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin bilançolar geçtiğimiz aylarda açıklandı. Eylül 2009 aynı zamanda küresel mali krizin yıldönümüydü. Peki krizin bir yılı şirketleri nasıl etkiledi? En çok kimler büyüdü, kimler kârını artırdı? Ve kimlerin işi hiç de umduğu gibi gitmedi? İşte krizin “en”leri.

Burak Mavi

15 Eylül 2008... Amerika’nın dördüncü büyük yatırım bankası Lehman Brothers’ı kurtarmak için verilen son çabalar da yetersiz kaldı ve banka iflasını istedi... Dünyanın en büyük tahvil fonu Pimco’nun yöneticisi Bill Gross, bu iflasın uluslararası piyasalarda tsunami benzeri büyük bir dalga yaratabileceğini söylüyordu. Dediği de oldu.
Önce Lehman’la ilişkisi olan yatırım bankaları, ardından başkaları iflas istemeye başladılar. Dünya,1929’daki büyük buhranın ardından ikinci en büyük finans krizi ile yüz yüzeydi. Kabus gibi bir üç ayın ardından, 2008 nihayet bitti. 2009 ile birlikte herkes evinin kapısının önünü süpürmeye başladı. Her ülke uygulamaya koyduğu teşvik ve vergi indirimi paketleriyle zor durumdaki şirketlerin elinden tutmak için çabalıyordu. Toparlanma sinyalleri çok geçmeden çeyrek dilimler halinde giderek artan bir iyimserlik havasında gelmeye başladı. Geçtiğimiz ay 2009 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin bilançolar açıklandı. Eylül 2009 aynı zamanda küresel mali krizin yıldönümüydü.
Geleneksel olarak, çoğu analist, 2009’un dokuz aylık verilerini bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslayan bilanço analizleri yaptı. Ancak bu analizler bizce krizin halka açık şirketler üzerindeki etkisini tam olarak ölçmekten uzaktı. Çünkü tsunami en büyük zararı 2008’in son çeyreğinde vermişti. Düşünün, küresel mali kriz 2008 Eylül’ünde değil de 2009 yılının hemen başında patlak verseydi elimizdeki sonuçlar bizi bugünkü kadar iyimser yapar mıydı?
Bugün toparlanma eğilimi devam etse de birinin bu etkiyi tam olarak ortaya koyması gerekiyordu. Biz CNBC-e Business olarak bu işe talip olduk.
Krizin gerçek etkisini görebilmek için 12 aylık bir ara dönem bilançosu oluşturmaya karar verdik. Söz konusu ara dönemin başlangıcını krizin başladığı 2008 Eylül’ünün sonu olarak belirledik ve 2009 Eylül sonunu da bilançonun son günü olarak seçtik. Kriz yılı bilançosunu bu şekilde oluşturduk.
Ama bu ara dönem bilançosunu kıyaslayacak bir veriye ihtiyacımız vardı. Bu sefer de 2007 Eylül’ü ile 2008 Eylül’ünü kapsayan 12 aylık bir başka ara dönem bilançosu oluşturduk. Ekledik, çarptık, çıkardık, böldük...

65 ŞİRKET KRİZİ İYİ YÖNETTİ
Sektörlerin nasıl etkilendiğini görebilmek için çok sayıda alanda faaliyet gösteren holdingleri ayrı tuttuk. Finans sektörünü de derlemenin dışında bıraktık. Çünkü bankalarda yaşanan yüksek kârlılığın iki ana dinamiği var. Artan bilanço faiz marjları ve olağandışı Hazine faizi kârlılıkları. Yani bankaların kârlarını artırmaları için olağanüstü bir yönetim becerisi göstermeleri gerekmiyor. Finans sektörünün konjonktüründen kaynaklanan bu durum ortadayken bankaları listemize dahil etseydik, diğer şirketlerin yöneticilerine haksızlık etmiş olacaktık. Çünkü kriz döneminde pek çok üst düzey yönetici deyim yerindeyse ip üstünde cambazlık yaparak şirketinin kârlılığını ve büyümesini sağlamaya çalıştı ki bundan ilerleyen sayfalarda detaylı olarak bahsedeceğiz.
Gelelim halka açık şirketlerin kriz performansına... Küresel mali krizin ilk yılı itibariyle en çok kimler büyüdü, kimler kârını artırdı? Ya da tersten bakarsak kimlerin işi ters gitti?
Önce şirketlerin kriz performansına genel bir çerçeveden bakalım. Halka açık 236 şirket arasında yaptığımız araştırmanın sonuçlarına göre, krizin ilk 12 ayında cirosunu artıran şirket sayısı 84. Beş şirket krizde cirosunu korumayı başarmış, 147 şirketin cirosu ise düşmüş.
Gelelim kârlılığa... Krizin ilk yılında 236 şirketin yüzde 47’si yani sadece 112’si kâr edebildi. Bunların içinde 51’i kârını doğrudan artırmış görünüyor. Bir de 14 şirketlik zarardan kâra geçenler var ki bu iki gruptaki toplam 65 şirketin, krizi en iyi yönetenler olduğunu söylemek mümkün. 47 şirket de krizden etkilenmiş ama 12 aylık zorlu maratonu kâr ile noktalamayı başarmış durumda.
Krizin en büyük etkisi, kârdayken zarara geçen şirketlerde görülüyor. Bunların toplam sayısı 57. Ayrıca müzmin zararda olan 46 şirket var. Küresel piyasalara nakit yağdığı dönemde de bir şekilde zarar etmeyi başarmışlar. Peki krizin yıldızları kimler?
 
THY’NİN RAKİBİ YOK
Bu sorunun cevabı nereden baktığınıza bağlı olarak değişiyor. Birkaç açıdan bakarak bu soruya cevap verelim. Krizde cirosunu oransal olarak büyüten şirketlere baktığımızda birinci sırada Metro Ticari ve Mali Yatırımlar yer alıyor. Fakat bu hormonlu bir büyüme... İş adamı Galip Öztürk tamamına sahip olduğu otobüs firması Metro Turizm’i en büyük hissedarı olduğu Metro Ticari ve Mali Yatırımlar’ın bünyesine katınca doğal olarak şirket tarihinde görmediği ciroyu kasasında buluverdi.
Cirodaki büyümeye oransal bakıldığında ilk 10 içinde tam beş adet gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) şirketi görülüyor. Çok garip değil mi? Çünkü inşaat sektörü 2008’de yüzde 8.1 daraldı. 2009’da ise yüzde 18-20’lik küçülme bekleniyor. Bu durum yeni proje başlangıçları azalsa bile, kriz öncesi başlamış, bitirilmiş projelerden satışların devam ettiğini ortaya koyuyor.
Bizim de listemizi şekillendirdiğimiz cari büyüme kriterine göre ise durum şöyle: Cari büyüme açısından THY rakip tanımıyor. Cirosunu en çok artıran şirket olmakla yetinmeyip kârlılığını da yükseltmiş. Tabii TL’nin dolar karşısında değer yitirmesinin de gelirlerinin yüzde 80’i döviz cinsinden olan THY’nin bilançosuna ayrı bir doping yaptığını söylememiz gerek. 
İkinci sırada Selçuk Ecza Deposu geliyor. İlaç sektörü zaten krizlerden en az etkilenen sektörlerin başında gelir. Buna bir de Selçuk Ecza’nın fevkalade risk yönetimi eklenince başarı kaçınılmaz olmuş. BİM üçüncü sırada... Kriz olsun olmasın her yıl 300’e yakın mağaza açıyor BİM. Mağaza sayıları şimdiden 2 bin 600. Fas’ta bile mağazaları var... 

EN ÇOK KÂR EDEN TURKCELL
EN FAZLA ARTIRAN ARÇELİK
Tecrübeyle sabittir ki şirketler krizde gemi direğini kırmadan yol alabilmek için öncelikle cirosunu korumaya çalışır. İçgüdüsel bir stratejidir bu.  Böyle zamanlarda bir miktar zarar sineye çekilebilir ama satış olmadan kriz geçilemez. Ama ‘yok ben ciroya değil kâra bakarım’ diyenlerdenseniz durum şöyle:
Krizin ilk yılında en çok kâr eden şirket 1.8 milyar lira ile Turkcell. CEO’su Süreyya Ciliv gemisini sakin sularda yüzdürüyor. İkinci sırada 943 milyon lira ile THY, üçüncü sırada ise 773 milyon lira ile Enka İnşaat var.
Krizin ilk 12 ayında kârını en çok artıran şirket ise Arçelik. Şirket Koç Grubu’nun amiral gemisi unvanını Tüpraş’a kaptırsa da, kriz yönetimi ile pazarda ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Ancak KDV ve ÖTV indirimlerinin Arçelik’in işini kolaylaştırdığını da eklemek gerek.
Kârını en çok artıran ikinci şirket THY. İç hatlarda pazar payını yüzde 65’ten 67’ye, dış hatlarda ise yüzde 46’dan yüzde 59’a çıkaran şirket için hiç de sürpriz bir sonuç değil bu. Krizin kârını en çok artıran üçüncü şirketi Bosch ve Siemens Ev Aletleri Grubu. Bu krizde de görüldü ki, kurucusu Robert Bosch’un “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” sözünü mottosu sayan şirketin, kriz bile olsa para kaybetmeye hiç niyeti yok.

Yazının devamı ve krizin ilk yılında cirosunu en çok artıran 10 şirket hakkında detaylı bilgi CNBC-e Business’ın Ocak sayısında...

 
     
  Hemen üye olmak ıçın tıklayınız.  
     


 
Mahfi Egilmez
  Mahfi
Eğilmez
   
   

FacebookTwitter

 

© 2006-2012 Doğuş İletişim

Doğuş Yayın Grubu Dergileri: National Geographic Türkiye | National Geographic Kids | CNBC-e Business | Motor Boat & Yachting | Robb Report