Denizli’den bir süredir, arka arkaya kötü haberler geliyor. Pek çok firma zor durumda. Ama bütün bu yaşananların ötesinde, hâlâ tam kapasiteyle çalışan, farklılık yaratarak gücüne güç katan şirketler de var.
Meryem Tek
TÜRKİYE ekonomisinin dışa açıldığı 80’li yıllarda tekstil ve hazır giyim sektörüne adeta büyük ikramiye vurmuştu. Hem de bir kez değil birkaç defa... Sektör teşviklerden aslan payını alıyor, tekstil sanayicileri büyük, daha büyük, çok daha büyük fabrikalar kurmak için sadece birbirleriyle değil kendileriyle de yarışıyordu.
Tekstil sanayisinin en hızlı büyüdüğü illerden biri de, geleneksel bir dokumacılık kültürüne sahip olan Denizli’ydi. Bir dönemin Babadağlı dokumacılarının çocukları, büyük tekstil şirketlerinin patronları olmuştu. Hatta Babadağlıları bir yana bırakın doktorundan öğretmenine, herkes tekstile yatırım yapıyordu Denizli’de...
Ama 2000’li yıllar gelip çattığında Denizlili tekstilcileri dünya pazarlarında bambaşka bir konjonktür bekliyordu. Globalleşmenin etkileri iyiden iyiye artmış, Denizli’nin tekstili Çin ve Hindistan ile rekabette zorlanır hale gelmişti. 2008 yılının son çeyreğinde etkisi hissedilmeye başlanan küresel kriz ise ringde güç toplamaya çalışan firmalar için son darbe oldu. Devasa boyutlarda fabrikalara sahip, tekstilde kilit rol üstlenmiş şirketler, birer birer iflaslarını duyurmaya başladı.
Kötüye gidişin arkasında globalleşme ve krizin haricinde başka nedenler de vardı. Denizlili tekstilcilerin bir kısmına göre iflas bayrağını çeken firmalar, kötü yönetim, aile içi çekişme, yanlış yatırım gibi nedenlerin kurbanı oldular. DETKİB (Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği) Başkanı Raşit Güntaş, tekstilcilerin zor bir dönemden geçtiğini kabul ediyor. “Ama bu bugünün sorunu değil, son 4-5 yıldır yaşanan sancılı bir süreç” diyor.
Fakat bütün bunların ötesinde, tüm bu olumsuzlukları bertaraf edip ayakta kalmayı başaran, dahası farklılaşarak gücüne güç katan firmalar da var. Küçüker Tekstil, Kocaer Tekstil, Hünkar Tekstil, Menderes Tekstil, Nesa ve İpekyolu Tekstil bu firmalardan bazıları...
Peki onlar ne yaptılar, nasıl yaptılar da ayakta kaldılar?
HERKESİN ÜRETTİĞİNİ
ÜRETMEDİ
Tekstilde farklılaşarak genelden ayrı bir profil sergileyen firmaların başında Kocaer Tekstil geliyor. Kocaer Group demir çelik kökenli. 1995 yılında tekstil sektörüne ilk yatırımını yapmış. Ama grup, Kocaer Tekstil’in kuruluşundan itibaren farklı bir strateji izlemiş. Tekstil sektöründeki gelişmeleri iyi okuyup dört yıl önce de ürün çeşidinde farklılaşmaya gitmiş. İlk bambu tekstili üreticilerinden biri olmuş.
Kocaer Tekstil Genel Müdürü Kenan Kandemir, tekstildeki düşüş süreciyle birlikte farklı alanlara yönelmeye başladıklarını söylüyor. “Döviz yüksek seyrederken, 100 bin euro’luk ihracat yapınca, para daha kasanıza girmeden para kazanıyor, kâr yazıyordunuz. Sonraki yıllarda bu denge değişti. O zaman farklı kâr alanlarına yönelmek gerekti. Tekstilde çoğunluk çok düz üretim yapıyor, farklılık yok, zaten sorun da buradan kaynaklanıyor. Biz öncelikle bir perakende markası çıkarmak, ikincisi de ürettiğimiz kumaşlarda yenilikler yaparak farklı bir kulvar açmak istedik...”
Devamı CNBC-e Business’ın Ocak sayısında... |