İstanbul’un merkezi yerlerindeki birçok büyük yapı, çözülemeyen hukuki, şahsi ya da ticari sorunlar nedeniyle değerlendirilemiyor. Aralarından sadece beş tanesi faaliyete geçse, sahiplerine senede toplam 150 milyon liranın üstünde gelir sağlayabilir.
Mehmet Kara
ONLARCA kat yüksekliğindeki bir binanın, yerine yenisi yapılmak üzere birkaç saniyede yerle bir edilişini yansıtan görüntülere tanık olmuşsunuzdur. Bu tür yıkımların hazırlık süreci ise o kadar da kısa değildir. Haftalarca, hatta bazen aylarca süren bir hazırlıktır bu. Yüzlerce ayrı noktaya yerleştirilen patlayıcılar, saniyelerle ölçülen aralıklarla patlatılacak ve yükselen toz bulutu dışında çevreye hiç zarar vermeden yıkılacaktır o bina...
Bu yıkımların ticari arka planı ise çok nettir. Arsa değeri binanın değerini kat be kat aşınca binayı yıkıp daha yüksek getirili bir yenisinin yapılması elzemdir artık. Ama neresinden bakarsanız bakın, Türkiye’deki yapılaşma yoğunluğunun bu noktaya geldiğini söylemek en azından şimdilik mümkün değil. Gökdelenleşme sürecinin henüz emekleme aşamasında sayılabileceği İstanbul’da bile bırakın böylesi yüksek binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılmasını, mevcutlardan bazıları çeşitli nedenlerle hâlâ atıl vaziyette. Yani onca emek, para ve zaman harcanmış büyük ölçekli birçok bina ya ortaklar arası uyuşmazlıklar, ya imara aykırılıklar ya da verasete ilişkin belirsizlikler nedeniyle boş duruyor. Kimi hukuki sorunların çözülememesinin, kimi plansızlıkların, kimi sahiplerinin veraset ve benzeri ticari anlaşmazlıklarının kurbanıdır aslında.
Ama sorunlarının çözülmesi halinde bu binalar hayat bulacak, ekonomiye kazandırılabilecektir. İşte, İstanbul’un göze çarpan en büyük atıl yapıları...
TAT TOWERS
20 yıldır bitmeyen hikaye
20 yıla yakın bir süredir İstanbul’un siluetinde önemli bir yer tutan Tat Kuleleri (Tat Towers), birinci Boğaz Köprüsü’nden gelen E-5 karayolu ile Beşiktaş’ı Levent, Maslak, Sarıyer güzergahına bağlayan ana aksın tam kesiştiği noktada, Zincirlikuyu’da bulunuyor. Adını, geçtiğimiz Şubat ayında hayatını kaybeden sahibi Mehmet Salih Tatlıcı’dan alan Tat Kuleleri, zemin altında sekiz, zemin üstünde 32 katlı iki bloktan oluşuyor. Ayrıca beş katlı atrium ile üç katlı fuaye blok da yapının diğer kısımlarını oluşturuyor. 145 bin metrekarelik alana sahip bu dev kompleks, alışveriş merkezi ve büro katları olarak tasarlanmış. Boğaziçi kıyıları, Marmara ve hatta Adalar dahil olmak üzere kentin büyük bölümü, 143 metre yüksekliğindeki bu dev kulelerin görüş alanına giriyor.
Binanın hikayesi 1988 yılında Şişli Belediyesi’nden alınan yapı izniyle başlıyor. İşi üstlenen Yüksel İnşaat’ın kayıtlarına göre başlangıç tarihi 1991, bitiş tarihi 1997 yılı olarak belirlense de zamanında tamamlanamayınca bir beş yıllık süre daha alınmış. Tat Towers, yıllardır çok çeşitli haberlere konu oldu. Bunlardan kimi binanın yılan hikayesine dönen tamamlanma sürecini, kimi de satışı ya da olası kiracıları üzerineydi. Bu haberlere göre kimler kiracı olmadı ki bu binaya... Sabah ve atv’nin eski sahibi Dinç Bilgin’in de medya grubunu bu kulelerden birine taşıyacağı haberleri duyuldu bir ara. Ancak önce bankasına el konulan sonra da medya şirketlerini kaybeden Dinç Bilgin zor durumda kalınca bu iş de suya düştü. Bir dönem bazı yabancı fonlar ve gayrimenkul geliştirme şirketleriyle görüşmelerin sürdüğü söylentileri yayıldı. Oger Grubu’nun Türk Telekom Genel Müdürlüğü’nü İstanbul’a taşıyıp buraya yerleştireceği konuşuldu. Bir ara Tepe Grubu’nun bu kuleleri alıp çarşı ve iş merkezi olarak işleteceği, açılışın 18 ay içinde gerçekleşeceği yazılıp çizildi. Son olarak Korkmazgil Emlak tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıma açılmak üzere çalışmalara başlandı. Ama ortak kullanım alanlarının inşası zamanında bitirilemeyince prensipte anlaşma sağlanan pek çok kiracı adayı çekildi. Tat Kuleleri son olarak binanın sahibi Mehmet Salih Tatlıcı’nın ölümü sonrasında ortaya çıkan veraset konusundaki belirsizliklere takıldı. Anlaşılan bu ikizler bir süre daha atıl kalmaya mahkum...
Diğer atıl binalar CNBC-e Business’ın Ocak sayısında... |