Her sene yüzde 30 büyüyen kişisel bakım pazarının hacmi 2.5 milyar euro’ya ulaştı. Buna rağmen, tüketim hâlâ Avrupa’nın çok gerisinde. Avrupa’da 100 kadından 47’si kozmetik ürünleri kullanıyor. Bu oran Türkiye’de sadece yüzde 3. Pek çok yerli ve yabancı şirket, bu potansiyeli görerek sektöre yatırım yapıyor.
Meryem Tek
TÜRKİYE’NİN bazı alanlarda ne kadar bakir olduğunu görünce insan şaşırıyor.
Bu alanlardan biri de kişisel bakım.Pazarın şu an toplam büyüklüğü 2.5 milyar euro. Her yıl da yüzde 30 büyüyor.
Buna rağmen Avrupa’nın hâlâ çok gerisinde. Yatırım iklimi, bu kadar elverişli olunca da pek çok yerli ya da uluslararası yatırımcı bir süredir bu pazarda konumlanıyor.
70 milyonluk Türkiye’de, kişisel bakım ürünü satan yaklaşık 200 mağaza var. Başka bir deyişle, 350 bin kişiye bir mağaza düşüyor.
42 milyon nüfusa sahip İspanya’da ise bu alanda faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin mağaza bulunuyor.
Daha yakına, Yunanistan’a gidelim... 11 milyon nüfuslu Yunanistan’ın kişi başına kozmetik harcaması Türkiye’dekinden yedi kat fazla.
Avrupa’da 100 kadından 47’si kozmetik ürünleri kullanıyor. Bu oran Türkiye’de sadece yüzde 3. Türkiye, kişi başına düşen 11 euro’luk yıllık kozmetik harcamasıyla Avrupa’da alt sıralarda. Avrupa ortalaması ise 80 euro civarında.
2006 yılında Türkiye’de ilk mağazasını açan Alman Douglas’ın Türkiye Genel Müdürü Derya Utku, “Karşılaştırmalara baktığımızda Türkiye’nin bu sektör için çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu görüyoruz” diyor.
Demir Sabancı’nın kurduğu, sektörün önde gelen firmalarından Gratis’in genel müdürü Mustafa Altındağ ise pazarın başka bir özelliğine, genç nüfusun büyüklüğüne dikkat çekiyor. Her yıl, zaten yoğun olan genç nüfusa 650-700 bin kişinin daha eklendiğini söylüyor.
KARŞILANMAYI BEKLEYEN TALEP VAR
Kişisel bakım sektörü büyürken organize perakendecileri de yanında sürüklüyor. Kişisel bakım zincirleri, organize perakende pazarından yüzde 8 oranında pay alıyor.
Büyümenin bir nedeni de hızlı kentleşme. “Nereden baksanız, yüzde 70 oranında kentleşmiş, modern kent hayatının gereklerini imkanları dahilinde yerine getirmeye çalışan, genç, dinamik ve büyük bir tüketici kitlemiz var” diyor Watsons Türkiye Genel Müdürü Ahmet Yanıkoğlu.
Son birkaç yılda, özellikle de alışveriş merkezlerinin art arda açılmasıyla, oyuncu sayısında da hızlı bir artış yaşanıyor. On yıl öncesine kadar sektörde 2-3 küçük ya da orta ölçekli yerli zincir faaliyet gösteriyordu. Yabancı yatırımcıdan bahsetmek ise imkansızdı. Şimdi ise yabancı yatırımcıların sayısı hızla artıyor.
Türkiye pazarının sunduğu imkanları ilk keşfeden yabancı şirket Watsons oldu. Beş sene önce Cosmo Shop adıyla altı mağazada faaliyet gösteren yerli zinciri satın aldı. Bu operasyonla yabancıların dikkatleri bir anda Türkiye’ye çevrildi.
Hemen ardından yine bir Alman firması Douglas ve Fransız firması Sephora yatırıma geldi. Sektöre yeni yatırım yapanlar yabancılarla sınırlı kalmadı. Son olarak Demir Sabancı’nın kurduğu Gratis de büyük yerli marka olarak yarışa katıldı.
Devamı CNBC-e Business’ın Mart sayısında... |