Biri cebindeki 30 bin dolarla Rusya’ya iş yapmaya gitti. Şimdi dünyada ilk beşe girmeyi hedefliyor. Diğeri babasıyla anlaşamayıp kendi şirketinin başına geçti. Bu yılı 1 milyar dolar ciroyla kapatmayı bekliyor. Hepsi yaptıkları işte fark yarattılar. Ve son 10 yılda büyük adımlar attılar. Artık devler liginde mücadele veriyorlar.
Çiğdem Subaşı
HEMEN hepsi farklı sektörlerden.
Hemen hepsi 20’li yaşlarında iş dünyasıyla tanışmış.
Hemen hepsi risk almış, radikal kararlarla yürümüş.
Hemen hepsi, işlerinde bir farklılık yaratmış.
İçlerinde işlerini babalarından devralanlar da var sıfırdan başlayanlar da... Baba işini devam ettirenler, farklı alanlara girmişler ve işlerini çok büyütmüşler.
Hiçbirinin bugün geldiği nokta tesadüf değil. Hepsinin de güçlü sezgileri var. Geleceği öngörebiliyor, hareket alanlarının neresi olacağını kestirebiliyorlar.
Örnek mi? İşte Hamdi Akın... 2000 yılında Atatürk Havalimanı’nın dış hatlarını işletmeye başladıklarında gün gelip de TAV’ın 1.3 milyar ciro yapan dev bir holdinge dönüşeceğini tahmin edebiliyor muydu acaba? Ya da Kiler Kardeşler... Bitlis’ten İstanbul’a göçüp bir bakkal dükkanı açtıkları dönemde bir zaman gelip de organize perakendede Türkiye’nin en güçlü birkaç şirketinden birine sahip olacaklarını akıllarından geçiriyorlar mıydı?
Yerleşmiş bir sektörde farklılık yaratarak öne çıkmak da önemli şüphesiz... Yaptığı ‘My’ konseptli projelerle varoşların yanı başında yaşam kültürü satan Ali Ağaoğlu... Ya da kuyumculuk sektöründe yeni ürünler yaratarak yükselen Goldaş’ın patronları Yalınkaya Ailesi gibi...
Yaptıkları işleri büyüterek devleşen iş adamlarının bir ortak özelliği daha var. Ya hayalperestlikle ya da fazla iddialı olmakla suçlanmışlar.
Peki bundan sonra ne yapacaklar? Gelecek 10 yılda işleri neler olacak? Şimdinin devleri hangi alanlarda yer alacaklar? TAV’ın CEO’su Sani Şener’in sözleri sanki bütün hikayeyi özetliyor: “100 yıl önce bir bankaya gidip ‘Havalimanı yapacağız’ diye kredi talep etseydiniz yüzünüze şaşkın şaşkın bakarlardı, ‘ne diyor bu adam’ diye. Havalimanı ne, uçak ne... Bundan 30 yıl önce cep telefonu için kredi talep etseydiniz bankacılar yine tuhaf tuhaf bakardı yüzünüze. Olayın aslı budur: Bugün bankaya gidip hangi iş için kredi alamazsak, işte o iş, gelecek 10 yılın işi olacak.”
İşte son 10 senede büyük gelişme kaydederek adını devler ligine yazdıran iş adamları...
ALİ AĞAOĞLU
AĞAOĞLU İNŞAAT
Varoş manzaralı konut sattı
Kısa sürede adından söz ettirmeyi başaran, devleşen şirketlerin patronlarının hemen hemen hepsinin ortak özelliği, farklılık yaratmaları ve cesur adımlar atmaları... Ali Ağaoğlu da onlardan biri. Kendi gibi babası da müteahhitti Ağaoğlu’nun. Dönemin varlıklı müteahhitlerindendi hem de. Bu sayede kolejlerde okudu. Ancak babası lise son sınıfta eğitimi bırakıp yanında işe başlamasını istedi. İş hayatı da erken yaşta başlamış oldu. Ancak bir süre sonra kuşak çatışması yaşadığı babasından ayrılarak kendi kanatlarıyla uçmak istedi.
Sene 1977... Ali Ağaoğlu ise sadece 23 yaşında... Cesur bir adım atarak kendine yeni bir yol çizdi. Anadolu yakasında apartmanlar inşa etmeye başladı. Yakanın en yüksek apartmanlarının altına imzasını attı. Uzun süre böyle devam etti. Ama henüz orta ölçekli bir müteahhitten çok da fazlası değildi.
İlk önemli çıkışını 1995 yılında Uludağ’a otel inşa ederek yaptı. Ancak onu bugüne taşıyan, devleştiren adımı 2000 yılında attı. Bulduğu fikir, “My” ismiyle başlayan lüks yaşam alanları satmaktı. Üstelik de varoş mahallelerinin yanı başında... Fikir çok iyiydi. Ama yeri itibariyle riskliydi. Ağaoğlu, konutlara adeta sihirli değnekle dokundu. Ve projeleri çok tuttu. Yüksek duvarların arkasında spor salonlu, yüzme havuzlu, çocuk parklı, sinemalı, restoranlı, garajlı, “zengin bir sosyal hayat” satıyordu. Evlerin içleri de donanımlıydı. Ümraniye, Samandıra, Güneşli, Ataşehir gibi bölgelerde üst üste birçok projeyi hayata geçirdi. İnsanları Moda’dan, Etiler’den Ümraniye’ye Samandıra’ya taşıyarak büyük bir başarı sağladı.
Projenin başarı sırrı Ağaoğlu’nun şu cümlelerinde gizli: “Aslında biz insanların yaşam standardını yukarı taşıyoruz. Yaşam konseptini satıyoruz. Dairelerse eşantiyonu...” Ağaoğlu bu şekilde sektöre yepyeni bir soluk getirdi. Emlaktaki trendleri değiştirdi.
2000 yılına My konseptli ilk projeyle, Ümraniye My City ile girdi Ağaoğlu. 592 daire ve altı villalık bir projeydi bu. Şu anda ise toplam tutarı 4 milyar doları bulan 7 bin konutluk projeleri birarada yürütüyor. Konut dışında yürütülen bir başka proje ise turizm sektörüne yönelik. Ağaoğlu, İstanbul’a 10 tane otel yapıyor. Ayrıca, Bodrum’da Net Holding’den aldığı bir projeyi sürdürüyor. Enerji sektörü de hızlı yol aldığı alanlardan. Bir yılda dokuz enerji şirketini satın alarak 600 MW’lık üretim lisansına sahip oldu Ağaoğlu.
Son 10 yılda yapılan her operasyon cirosunu daha da büyüttü Ağaoğlu’nun. 2000 yılında 90 milyon dolar olan büyüklüğünü, 2009’da 534 milyon dolara ulaştırdı. Bu yılki hedefler gerçekleşirse Ağaoğlu’nun 2010’u 1 milyar dolar ciroyla kapatması sürpriz olmayacak.
Devamı CNBC-e Business’ın Nisan sayısında... |