Gökhan Güvener fuarlarda, hava limanlarında gördüğü masaj koltuklarından etkilendi. “Bu işte para var” dedi ve 14 yıl önce Cellini’yi kurdu. Üretimi Çin’de yaptırıyor, burada satıyor. Müşteri portföyünde büyük şirketler, bankalar, ünlü devlet adamları var.
Özgür Taşpınar
AKŞAM yorgun argın eve döndüğümüzde “Şimdi biri olsa da, biraz masaj yapsa” diye sık sık aklımızdan geçmiştir. Her akşam masaj için birini aramak pek akıl kârı gibi görünmüyor. Ama bir masaj koltuğu satın almak pekala mümkün.
Gökhan Güvener, bu açığı 14 yıl önce fark etmiş ve Cellini’yi kurmuş. Şu anda Türkiye pazarının en büyük oyuncusu. Kimler yok ki portföyünde... Başta Başbakanlık olmak üzere pek çok kamu kuruluşu... Garanti Bankası’ndan Turkcell’e Türkiye’nin dev şirketleri... Anadolu Grubu’nun sahibi Tuncay Özilhan... Azeri kökenli ünlü iş adamı Mübariz Mahsimov, Koç ve Sabancı ailelerinin üyeleri... Türkmenistan ve Azerbaycan devlet başkanları... Hatta Küba Lideri Fidel Castro.
Aslında ODTÜ mezunu bir kimya mühendisi Güvener. Masaj koltuğu işine girmeden önce Amerikan Nalco firması için kimyasal su ıslahı yapıyormuş. Nalco adına Toyota, Isuzu, Hyundai, Marshall ve Efes Pilsen’de görevini icra etmiş.
İş icabı yurt dışında dolaşırken bir şey dikkatini çekmiş: Fuarlarda ve hava limanlarındaki masaj koltuklarının bolluğu... “Bu koltuklar yurt dışında çok göz önünde. Hatta bazı havalimanlarında satılıyor” diyor Güvener. Şöyle düşünmüş: “Havalimanları pahalı ortamlardır. Buralarda yer kiralamak kolay değildir. Orada masaj koltukları satılıyorsa bu, pazarın büyük olduğuna delalettir. ”
“İş adeta beni çağırıyordu” diyor Güvener. O da bu sese kulak tıkayamamış ve 1996 yılında Cellini adını koyduğu şirketini kurmuş. Koltukların tasarımını ve üretimi Çin’de yaptırmaya başlamış. 14 yıldır da yaptırmayı sürdürüyor. Bir yandan Cellini adıyla kendi ürünlerini satıyor diğer yandan Japonların ünlü Inada firmasının da aralarında bulunduğu 5 markanın daha temsilciliğini yürütüyor.
Ürettirdiği masaj koltuklarını satmak, ilk başlarda dağıtım ağı olmayan biri için hiç kolay olmamış. Gökhan Güvener, tanıdık çevresiyle işe başlamış. Ardından spor salonlarına gitmiş, sonra yeni yapılan sitelerin ortak alanlarında devam etmiş tanıtıma. İlk yıl, getirdiği 80 koltuktan ancak 20’sini satabilmiş. İkinci yıl performans biraz daha yükselmiş, rakam 60’a çıkmış. İşler pek de istediği gibi gitmiyormuş...
İnsanlara masaj koltuğunun faydalarını anlatmaya çalışırken arkadan esen güçlü bir rüzgar, kara bulutları bir anda dağıtmış. 2000’li yılların başından itibaren şehirlerarası otobüslerin mola verdiği dinlenme tesislerinde masaj koltukları yer almaya başlamış. Jetonlu masaj koltuklarının kendilerine çok yardımcı olduğunu anlatıyor Güvener: “İnsanlar 1 TL’ye çalışan bu koltukları denedi. Hiç kimse bir koltuğun bu kadar iyi masaj yapabileceğini tahmin etmiyordu. Kaldı ki o koltuklar çok basit, temel modellerdi. O koltukları denedikçe, masajın faydalarını görmeye bilinçlenmeye başladılar. Biz de bunun epeyce faydasını gördük.”
Jetonla çalışan koltuk fikrinin vending (parayla bisküvi, kola alınan makineler) firmalarından geldiğini söylüyor. Bu işin tutacağına inanmışlar ve kârlı günler böylece başlamış.
ALTIN YUMURTLAYAN KOLTUK
Gökhan Güvener, jetonla çalışan koltukların ilk zamanlarda ayda 8-10 bin lira ciro yapabildiklerini anlatıyor: “Hatta Ankara-Aksaray yolu üzerinde Orhan Ağaçlı Dinlenme Tesisleri var. Oradaki koltuklar haftada 10 bin lira çıkartıyorlardı. Susurluk ve Bolu Dağı’ndaki tesisler de öyleydi. 2000-2001’de para kazanmaya başladık. 2005’te iyice yaygınlaştı. Ama sonra işler yavaşlamaya başladı.”
Peki ne oldu? Güvener, “Eskiden fanatikler vardı 10-20 jeton atan... Onların çoğu evine koltuk aldı. Ondan sonra AVM’lere bu koltuklardan koymak moda oldu. Oralardan da iyi kazanç sağlandı. Hamamlara, saunalara, berberlere, kafelere girdi masaj koltuğu. Ama artık gidilecek fazla nokta kalmadı” diyor. İşe başladıkları yıllarda jetonlu koltukların, tanıtıma yaptığı pozitif etki gün geçtikçe negatif seyreder olmuş. Sözü Güvener’e bırakalım: “Eskiden bu koltuklar bizim için güzel bir pazarlama aracıydı. Fakat bir süre sonra zararı daha çok olmaya başladı. Artık ev tipi koltuklar ve ticari modeller arasında muazzam fark var. Ev tipi modellerde masaja parmak uçlarından başlanıyor, topuk, baldır, kalça, omuz, kafaya kadar her yere masaj yapılabiliyor. Bir masör gibi bu koltuklar. Şimdi ilk deneyimini o ticari modellerde yaşayanlar yeni ev tipi koltukları da böyle zannediyorlar.”
STATÜ SEMBOLÜ OLDU
Gökhan Güvener, ürünlerin çok beğenilmesine rağmen, satışların neden istenilen seviyede olmadığını da araştırmış.
Ev tipi modellerin özelliklerinin ve farkının bilinmemesi birinci neden olarak ortaya çıkmış.
Devamı CNBC-e Business’ın Mayıs sayısında... |