11 Haziran’da müthiş bir heyecan başlıyor. Ve müthiş bir para akışı... Yeni televizyonlar, maç izlerken yenip içilenler, çocuklara alınan toplar... Futbol tanrısına herkes bir şeyler sunacak. Ve işin diğer tarafı... Sponsor harcamaları. Yayın gelirleri. FIFA’nın, ev sahibi Güney Afrika’nın kasasına girecek para. Kupaya gidemeyen Türkiye’nin maddi kaybı. İşte tüm yönleriyle Dünya Kupası’nın ekonomisi.
Alp Ulagay
KUPALARIN kupası. Dünya kupası. Dört yılda bir düzenlenen ve tüm futbolseverlerin merakla beklediği dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri, kimi ölçütlere göre de birincisi.
2010 Dünya Kupası da 11 Haziran’da Güney Afrika’nın en büyük kenti Johannesburg’da ev sahibi ülkenin takımıyla Meksika arasında oynanacak maçla start alacak. Evet, bu dev spor organizasyonuna ilk kez bir Afrika ülkesi ev sahipliği yapıyor.
Ancak dünya kupası sadece dünya futbolunun en iyi yıldızlarının ve milli takımlarının yeşil sahada mücadele verdiği sportif bir zirve değil, aynı zamanda spor yatırımlarının da zirve yaptığı küresel bir etkinlik.
İlk dönem dünya kupalarındaki amatörlükten artık eser yok. Yüz milyonlarca dolar döken dev sponsorların hüküm sürdüğü son derece profesyonel bir etkinlik. Dünya futbolunu yöneten Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği FIFA’nın son 20 yılda tamamen profesyonel yönetim modeline geçmesi ve sponsorların iştahını keşfetmesiyle birlikte futbola ve dolayısıyla dünyanın en büyük futbol turnuvasına akan para da giderek büyüdü. 2000’li yıllarda artık milyar dolarlardan bahsedilir oldu.
Örneğin dört yıl önce Almanya’da düzenlenen dünya kupası finalleri için tüm dünyadaki yayın haklarından ve sponsorluk anlaşmalarından 2.7 milyar dolarlık bir gelir elde edilmişti.
2010 Dünya Kupası öncesi bu iki kalemdeki gelirler daha da yükseldi. FIFA Genel Sekreteri Jerome Valcke, Mayıs ayı başında 2010 Dünya Kupası için yaptıkları ticari anlaşmaların 3.3 milyar dolar gelir getireceğini açıkladı. Üstelik medya ve sponsorluk gelirlerinin bundan sonraki kupalarda daha da artacağını öngörüyor Valcke.
Tabii bu gelirler sayesinde FIFA’nın dört yıllık hesap dönemini büyük bir kârla kapatacağını tahmin etmek zor değil. Geçen ayki haberlere göre 2010 Dünya Kupası sonrası FIFA’nın kasasına 1 milyar dolar girecek.
Jerome Valcke ise FIFA’nın elde edeceği 1 milyar dolarlık gelir fazlasını kâr gibi nitelemenin doğru olmayacağını söylüyor. Ona göre bu meblağ 2010 Dünya Kupası sırasında meydana gelebilecek aksilikler için bir kasa gibi tutulacak.
GELİRLERDEKİ MÜTHİŞ ARTIŞ
FIFA’nın son dönemdeki bu gelir artışında en büyük pay sponsorluklardan ve yayın hakları satışından geliyor. İngiltere merkezli sponsorluk araştırmaları şirketi Sportscal’a göre 2007-2010 yıllarını kapsayan dört yıllık dönemde FIFA’nın toplam geliri 3.4 milyar dolara ulaşacak. Bunun büyük bir bölümü dünya kupası bağlantılı anlaşmalardan sağlanıyor. 2003-2006 döneminde FIFA’nın gelirleri 2.3 milyar dolardı.
Çok değil henüz 20-30 yıl önceki dönemle kıyaslanınca bu gelirlerdeki artış daha iyi görülüyor. Örneğin FIFA ilk kez İspanya’daki 1982 Dünya Kupası için sponsorlarla anlaşma imzalamıştı. İlk kupadaki rakamlar şöyleydi: Dokuz sponsor firma sadece 2.6 milyon dolardan toplam 23.5 milyon dolar ödemişti. 2002’de ise 15 resmi sponsor 25 milyon Sterlin’den (40 milyon dolar) toplam 375 milyon Sterlin (562.5 milyon dolar) ödedi.
2002’den sonra ise ana sponsorlarla iki Dünya Kupası dönemini kapsayacak şekilde sekiz yıl için sözleşme imzalandı. FIFA’nın halen altı ana sponsoru var: Adidas, Coca Cola, Emirates, Hyundai-Kia, Sony ve Visa. Bu sponsorların her birinin sekiz yıl, yani iki Dünya Kupası için yaklaşık 300’er milyon dolar ödediği tahmin ediliyor. Kısacası FIFA’ya ana sponsorluğun bedeli 28 yılda 60 katına çıktı.
Ayrıca, Dünya Kupası sponsorluk anlaşması yapan dokuz firma daha var: Budweiser, Castrol, Continental, McDonalds, MTN, Mahindra Satyam, Seara, Yingli Solar. Tüm bu sponsorlar FIFA’nın elde ettiği gelirlerin artmasında önemli pay sahibi.
Sponsorluklara paralel şekilde yayın gelirleri de 20 yılda hızla arttı. FIFA 1978’de tüm dünyadaki yayın hakları karşılığında sadece 17 milyon dolar alabilmişti. TV Sports Market araştırma şirketinin verdiği bilgilere göre sadece 2010 Dünya Kupası yayın haklarından 2 milyar 290 milyon dolar elde etti. Bunun 1 milyar 310 milyon dolarlık kısmı Avrupa’daki yayın haklarından geliyor.
FIFA 2014 Dünya Kupası’nın bazı bölgeler için yayın haklarını da 2010’la beraber satarak şimdiden 2 milyar 50 milyon dolarlık geliri garantiye aldı. Brezilya’daki kupa yaklaştıkça muhtemelen bu rakam daha da büyüyecek.
2010 ve 2014’teki iki turnuva için en fazla yayın hakkı ödeyen iki ülke ise İtalya ve ABD oldu. İtalya 444 milyon dolar, ABD ise 425 milyon dolar ödedi.
G. AFRİKA’NIN YATIRIMI
2.5 MİLYAR DOLAR
Dünya Kupası etrafında dönen para bu kadar büyüyünce ev sahibi adayı ülkeler de bu mali pastaya gözlerini dikiyor. Dünya Kupası’nı organize etmek için adaylıklarını koyarken işin sadece sportif yönünü değil, ekonomik yönünü ve de tanıtım yönünü hesaba katıyorlar.
Henüz 20 yıl önce ırk ayrımcılığı yüzünden bütün dünyanın boykot ettiği Güney Afrika da 1995’ten beri Dünya Kupası finallerini organize etmek istiyordu. Altı yıl önce FIFA Başkanı Sepp Blatter zarfı açıp İcra Kurulu’nun oylama sonucunu ilan ettiğinde tüm ülkede zafer şarkıları söyleniyordu. Bu zafer şarkılarının tek sebebi Güney Afrikalıların dünyanın en önemli futbol yıldızlarını çıplak gözle izleme imkanına kavuşmasından ibaret değildi elbette. Güney Afrikalıların coşkusunun çok daha önemli bir sebebi vardı: Bir ay sürecek kupa sayesinde, hem doğrudan, hem de dolaylı olarak ekonomik fayda sağlamak istiyorlardı.
Güney Afrika hükümeti bu uğurda büyük fedakarlıklar yapmaktan çekinmedi. Gelişmekte olan ülkeler sınıfında bulunmasına ve nüfusunun yüzde 40’a yakını yoksulluk sınırının altında olmasına karşın 2010 Dünya Kupası organizasyonu için önemli bir bütçe ayırdılar.
Hükümet, altı yıl önce 2010 Dünya Kupası Organizasyon Komitesi’ne tamamen kamu bütçesinden stadyum inşaatları için 1.2 milyar dolar, altyapı yatırımları için de 962 milyon dolar tahsis etti. Takip eden yıllardaki ek bütçelerle Güney Afrika’nın 2010 Dünya Kupası için toplam yatırımı yaklaşık 2.5 milyar dolara kadar yükseldi.
Devamı CNBC-e Business’ın Haziran sayısında... |