Yunanistan ekonomisi batakta, kolay kolay da çıkacak gibi görünmüyor. Kredi notu dört basamak birden indirildi. Buna rağmen notu, küresel krize en dayanıklı ekonomilerden biri sayılan Türkiye’den daha yüksek. Peki sorun Türkiye’de mi yoksa sıfırcı hoca lakaplı reyting kuruluşlarında mı?
Mehmet Kara
TÜRKİYE 1980’lerin ikinci yarısından itibaren uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarıyla çalışmaya başladı. Dışarıdan daha iyi koşullarda borçlanabilmek için reyting ölçümleri yaptırılması şarttı. Ne kadar iyi not alırsa o kadar ucuza borçlanabilecekti...
Türkiye’nin başlangıçta BBB düzeyinde bulunan kredi notu, 1994 krizi sonrası hızla düştü ve bir daha da eski seviyesini hiçbir zaman yakalayamadı. Bunun en önemli nedeni, 2002’ye kadar süren koalisyonlar dönemi, dolayısıyla siyasi istikrarsızlıktı.
2001 krizinden çıkışla birlikte Türkiye uzun bir istikrarlı büyüme dönemi yaşadı. 2008 sonu itibariyle kesintisiz 27 çeyrek dönemlik büyümeyle cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmıştı.
Ancak bu hızlı ve sürekli büyümeye rağmen Türkiye’nin kredi notu bir türlü yükselmedi. Bu yüzden, kredi derecelendirme kuruluşlarına önce “sıfırcı hoca” sıfatları eşliğinde eleştiriler getiriliyordu. Zaman ilerledikçe, eleştiriler de ağırlaşmaya başlamıştı ki 2008’in son çeyreğinde küresel kriz başladı... Tüm dünya ile birlikte Türkiye açısından da gelecek belirsizleştiğinden “Kredi notumuz neden bu kadar düşük” türünden çıkışlar bir kenara bırakıldı.
Fakat kriz rüzgarının en sert estiği günlerde “teğet” kelimesinde ifadesini bulan Türkiye ekonomisinin bu dalgalanmadan daha az hasarla kurtulabileceği yönündeki görüşler, yükselen işsizliği saymazsak, en azından bugün gelinen nokta itibariyle doğrulanmış görünüyor. 2001 krizi sonrasındaki reformlar sayesinde bankacılık sektöründe güven unsurunun hiç eksilmemesinin de bunda büyük etkisi olduğu söyleniyor. Türkiye, nasıl krizden en az etkilenen ülkelerden biri olduysa, krizden çıkış sürecini de yüksek büyüme eşliğinde en hızlı yaşayacak ekonomilerin başında gösteriliyor bugün... Derecelendirme kuruluşları da bunu bekliyor olmalıydı ki, notları peşpeşe yükseltmeye koyuldular.
VAKTİ ZAMANINDA BİZ DE
REYTİNGCİLERİ KANDIRMIŞTIK
Türkiye bunları yaşarken Yunanistan’ı ise zor günler bekliyordu. İflas noktasına gelen komşu, IMF ve Avrupa Birliği’nden 1 trilyon doların üzerinde bir destek paketi alsa da aydınlık günler hâlâ uzak görünüyor. Portekiz ve İspanya’nın da Yunanistan’la aynı şeyleri yaşamasından, bunun tüm kıtaya, hatta dünyaya yayılmasından korkuluyor. Derecelendirme kuruluşları da söz konusu üç ülkenin notlarını düşürerek bu endişeleri teyit ettiler. Ancak hiç beklemedikleri bir yerden, Türkiye’den tepki aldılar. Dibe çakılmış bir ekonomiye sahip komşunun notu nasıl olur da hâlâ Türkiye’nin üzerinde tutulurdu?
Devamı CNBC-e Business’ın Temmuz sayısında... |