Dünyada futbol yayın gelirlerinde büyük dengesizlikler var. En adil olanı İngiltere Ligi... İspanya Ligi’nde makas çok açık. Yani, aslan payını Real Madrid ile Barcelona alıyor, küçüklere hiçbir şey kalmıyor. Ama küçükler isyan bayrağını çekti. Nasıl mı?
Bülent Timurlenk
BBC’nin İngiltere’de ilk televizyon yayına başladığı günden bu yana 75 yıl geçti. İngilizler televizyonda ilk kez bir futbol maçını izlediğinde ise yıl 1937’ydi. Arsenal, B takımıyla oynuyordu. Ertesi yıl İngiltere-İskoçya maçı televizyondan yayınlanan ilk milli maç oldu. Yayın ihalelerinden, kulüplerin kasalarına giren bol sıfırlı çeklerden bahsetmek için ise yarım asır geçmesi gerekiyordu. Bugün dünyanın en popüler futbol ligi Premier Lig’in kuruluşundaki ana unsur 1989’da Murdoch’un kurduğu yayın ağı Sky oldu. Mayıs 1992’de Premier Lig için yılda 304 milyon sterlini gözden çıkaran ve 5 yıllık sözleşme yapan Murdoch, futbol endüstrisinin ateşini yakan medya patronu oldu. Futbol o gün değişti ve bir daha asla eskisi gibi olmadı. Olmayacak da... Bugün Türkiye dahil Avrupa’nın büyük liglerinde şampiyon adaylarının sayısı dört-beşi geçmez. Bursaspor gibi sürpriz bir şampiyonun çıkması içinse en az yarım asır beklemek gerekir.
İngilizlerin ardından en popüler lig unvanını 2000’lerde İtalyanlar, onların elinden de İspanyollar aldı. İspanyollar son yıllarda ülkenin iki büyük kulübü Real Madrid ve Barcelona ile ligin kalan 18 takımı arasında açılan makası nasıl kapatacaklarını tartışıyor. İspanyol futbol tarihinin her dönemine damga vuran El Clasico’nun iki yakası artık ligi kendi aralarında oynuyor. 18 takımdan üç-dördü yardımcı role soyunurken, kalanlar figüranlıktan öteye gidemiyor. En büyük stadyumlara Barça ve Real Madrid sahip, en çok taraftar onlarda ve dünyanın dört bir köşesindeki sempatizanlarına ürün satıyorlar. Ligin 18 takımı bu alanlarda onlarla baş edemez ama yayın pastasındaki payları için isyan bayrağını açabilirler. Açtılar da.