Mahfi Eğilmez

 

 

  Cari açik 81 yillik kanunla mi önlenecek? (Şubat 2011)
Serbest piyasanin önünü kesiyor diye yillarca lanetlenen 1930 tarihli 1567 Sayili Kanun dönüp dolasip tekstilcimizin ve cari açik sorunumuzun çözüm anahtari olarak kullaniliyor. Simdi bu anahtar anti damping sorusturmalari yürüten Dis Ticaret Müstesarligi’nin elinde istenilen kapilari açiyor. Ama dikkatli olmaliyiz

  2011 yılına girerken (Ocak 2011)
Türkiye’den yüzde 16’yi bulan kazançlar elde eden yabanci sicak para yatirimcilari bizi göklere çikariyor, biz de inaniyoruz. Sicak para çikislarina vergi önerisine, baska ülkelerin bu yolla basarili olamadigi gerekçesiyle karsi çikiliyor. Oysa bu ülkeler sicak parayi önleyemese bile en azindan vergi aldiklari için bütçelerine katki saglamislardir. Biz onu da yapmiyoruz

  Kur savaşları devam ediyor (Aralık 2010)
The Economist’in Big Mac Endeksi’ne göre 1 dolarin 1.8-1.9 TL araliginda olmasi gerekiyor. Bunu saglamak için sicak paraya ülkeden çikista kademeli vergi lazim. Böylece sicak para girisi yavaslar, gelenler aniden çikmaz, döviz de yükselir. Ama milli gelirin düsmesini istemeyen siyasiler bu öneriyi hayata geçirmenin önündeki en büyük engel.

  Küresellesme ve Türkiye’nin hedefleri (Kasım 2010)
Hastalik dogru belirlenmis olsa da tedavi hâlâ eski usulde yapilmaya çalisiliyor. Yeni usul nedir derseniz bir örnek verebilirim: Serbest faiz sistemi ve dalgali kur rejiminin geçerli oldugu bir ortamda Merkez Bankasi faizin yön göstericisi olmamali. Tam tersine Merkez Bankasi, bankalarin faizini veri olarak almali.

  Yorgan gitti ama kavga bitmedi (Ekim 2010)
12 Eylül’de yapilan referandumda hükümetin istedigi Anayasa degisiklikleri halktan destek gördü. Ancak ortaya çikan sonuç tartismalari bitirmis degil. Herkes sonucu kendine göre yorumlamaya devam ediyor. Buna karsilik piyasalar oylamanin sonucunu ekonomiye olumlu katki yapacak bir gelisme olarak algiladi.

 
 
 
  Hemen üye olmak için tıklayınız.