Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   
 
 

Topal ördek

Bush artık Amerikalıların deyimiyle “topal ördek” bir başkan. ABD ekonomisinin durgunluk dönemine gireceği kesin, peki Türk ekonomisi ne olacak?

Mahfi Eğilmez
 

Kasım ayına damgasını vuran olay ABD’de yapılan Kongre seçimleri oldu. Seçimler Cumhuriyetçi Parti’nin ağır yenilgisiyle sonuçlandı. Cumhuriyetçi Parti hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da azınlığa düştü. Böylece Cumhuriyetçi Başkan Bush kalan iki yıllık döneminde Amerikalıların deyimiyle “topal ördek” (lame duck) pozisyonuna düştü. Topal ördek deyimi ilk kez 18’inci yüzyılda Londra Borsası’nda borçlarını ödeyemeyecek duruma düşen aracılar için kullanılmıştı. ABD’de seçimi kaybetmiş ya da seçilme hakkı olmayan başkanın, seçimi kazanmış başkanın yemin edip görevi devralmasına kadar geçecek süredeki konumuna da topal ördek deniyor. Başkan Bush şimdi uzun bir süre bu konumda kalacak. Yani bir anlamda iktidar ama muktedir değil.
Bu gelişimi iki biçimde yorumlayan iktisatçılar var. Bazıları bu değişimin dünya ekonomisine olumlu katkı yapacağını öne sürüyor. Onlara göre Bush’un ve şahinlerin böyle bir ders almış olmaları ABD’nin Irak için çok daha az harcama yapacak bir konuma gelmesine yol açacak. Bu tür harcamaların azalması ABD bütçe açığının azalmasına yol açacak ve üçüz açık veren ekonominin biraz nefes almasını sağlayacak. Ayrıca Bush’un Ortadoğu’ya yönelik diğer bir takım müdahale düşünceleri de bu durumda tümüyle gündemden düşmüş görünüyor. Bu gelişme de dünya ekonomisinin risklerden biraz daha arınmış olmasına yol açacak. Karşı görüşü ileri sürenlere göre ise dünya ekonomisinin dörtte birini oluşturan ABD ekonomisinin topal ördek konumundaki bir başkan tarafından yönetilecek olması üçüz açık veren ekonominin sıkıntısını artıracak. ABD, üçüz açığı tümüyle dış tasarrufları kaynak olarak kullanmak suretiyle kapatıyor. Bunda şimdiye kadar anormal bir sıkıntı çekmedi. Çünkü dolar, her şeye karşın, dünyadaki en geçerli rezerv para. Rezerv fazlası olan ülkeler bu fazlalarını Amerikan tahvillerine yatırmayı yani dolar bazlı varlıklarda tutmayı tercih ediyorlar. Buna karşılık ABD ekonomisin son yıllarda giderek durgunluğa doğru yol almasıyla bu tercihler eskisine göre biraz ağırlığını kaybetmeye başladı. İşte ABD yönetiminin topal ördek konumuna düşüşü tam bu sırada gerçekleşmiş bulunuyor.

ABD KRİZİ GARANTİ, PEKİ TÜRKİYE NE OLACAK?
Hangi grupta olursa olsun iktisatçıların hemen hemen tümü ABD ekonomisinin bir durgunluk dönemine gireceğine neredeyse kesin gözüyle bakıyorlar. Tartışma bu durgunluğa hızlı bir giriş mi olacağı yoksa yavaş mı olacağı biçiminde. Başkanın topal ördek konumuna gelmesiyle bu inişin nasıl olacağı yine yukarıdaki görüş farklılıklarına göre yanıtlanıyor. Küreselleşmeye karşı görüşleriyle tanınan Nobel ödüllü iktisatçı Joseph Stiglitz, ABD’nin bir ekonomik krize gireceğine inanıyor. Stiglitz bu inancında yalnız değil. Onun gibi düşünen birçok iktisatçı var. Üstelik bir bölümü bu krizin 2007 yılında olacağını öne sürüyor.
Bizi ilgilendiren konu böyle bir olası krizin ABD’yi, dünyayı ve sonunda Türkiye’yi ne kadar etkileyeceği. ABD’nin sert bir iniş yaşaması hiç kuşkusuz bütün dünyayı etkileyecek. Türkiye de bundan payını alacak. Üstelik Türkiye açısından AB ile ilişkiler de sıkıntılı bir döneme giriyor. İlerleme Raporunda, 14 – 15 Aralık’ta yapılacak AB zirvesine kadar Türkiye’nin Güney Kıbrıs gemilerine limanlarını açması gerektiği vurgulandı. Ne var ki AB analizcileri bu koşulun o tarihe kadar gerçekleşmemiş olmasının Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasıyla sonuçlanmasını beklemiyorlar. Yabancı yatırımcıların genel yaklaşımının da bu yönde olduğu görülüyor. Çünkü hem Türk piyasasına girmeyi sürdürüyorlar hem de yabancı bankaların Türkiye bankalarına olan ilgileri hiç azalmadan devam ediyor. Buna karşılık zaman içinde bu tür hassas dengelerin dış politikada bağımsız karar almayı zorlaştırıcı etkiler yaratması beklenebilir.
Türkiye ekonomisinde en önemli sorunlardan birisi olan cari açık artmaya devam ediyor. Bununla birlikte sanayi üretimi artışında son aylarda ortaya çıkan yavaşlama ve yine son dönemde satışlarda başlayan gerileme iç talepte canlılığın durulduğuna işaret ediyor. Bu eğilim devam ederse cari açıkta azalma başlayabilir.

ÖZEL KESİMİN DIŞ BORÇLARI CAN YAKABİLİR
Türk iktisatçılarının bir bölümünün uzunca bir süredir üzerinde durduğu özel kesim dış borçlarında, özellikle de kısa vadeli olanlarında, görülen artış eğiliminin yaratabileceği sıkıntılar konusuna IMF dikkat çekti ve bu borçların şimdilik bir sorun oluşturmasa da bir süre sonra risk haline dönüşebileceğini vurguladı. Benzer görüşleri Stiglitz de öne sürdü. Özel kesimin, özellikle de geliri YTL borçlanması yabancı para cinsinden olan şirketlerin bu riske dikkat etmesi gerekiyor. Herhangi bir nedenle kurda ortaya çıkacak bir düzeltme çok can yakabilir.


 
 
Mahfi Eğilmez'in Diğer Yazıları
   

 
  Hemen üye olmak için tıklayınız.  
     


© 2006-2012 Doğuş İletişim

Doğuş Yayın Grubu Dergileri: National Geographic Türkiye | National Geographic Kids | CNBC-e Business | Motor Boat & Yachting | Robb Report